Deniz, Taş, Güneş
Merhabalar,
Bir önceki girdimde belirtmiştim 19 Mayıs’ı geç kutlamamım nedeni; tatilde olmamdı, 18 Mayıs günü Antalya’ya gidelim mi? tarzında bir soruyla karşılaşınca ve fazla zamanım olmadığından, gidelim tarzında bir cevap vererek kendimi Antalyada buldum.
Aslında bu benim içinde iyi bir kafa tatili olacaktı. Ertesi gün nede olsa doğum günümdü ve Uluborluda kalmak cidden sıkıcı olacaktı.
Pazar günü sabah saat 09:00 civarında uyandık, otobüse bindik ve Antalya ya gittik. Otele valizleri bıraktıktan sonra yürüyerek Konyaaltı Plajlarının birisinde yüzmeye başladık.
Kıyısı taş, denizin içi taş ve derinliğin ne kadar olduğunu bilmediğim plajda toplam 2-2.5 km yüzmüşümdür sanırım. Zaten Antalya’ya asıl gitme amacımızda yüzmekti.
Akşamları Konyaaltı mevkinde bir parkta denize karşı kola+cips yemenin tadı bir başka oluyormuş.
Son olarak bir uyarı yapayım: eğer yat limanına gidecekseniz kestirme yolu kullanmayın derim. Kafanıza boş bira şişesi yiyebilirsiniz.
Yorum(3)


